Hayırlı Cumalar

26/12/2008 · Kategori: siir




CANIM YANIYOR


Canım yanıyor, içimde bir sızı nedenini bilmiyorum..!

Adı Sen'sizlik belki...!

Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden,

Kıyamdayken başka yerde, 

Secdedeyken başka yerde olmak..!  

Yönelememek Sana içten bir aşkla,

Canım yanıyor ya Rabbel Alemin,

Bir sızı var anlayamadığım,

Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin!

Adını koyamadığım..

Bugün gitmek istedim buralardan..!

Sana yakın olmak için,uzakları yakın yapabilmek için,

Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense,

Bir yağmur başladı sessizce, 

ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime..

İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni..

Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım,

Bir güvercin gördüm sırılsıklam, EL-CELİL dedi içimdeki ses,

Ne büyük, ne Yücesin; yüceliğinle derman ol derdime,

Islandım, yorgunum bir de acı var içimde..

Nereye baksam seni gördüm.. 

Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın veda

Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime,

MALİKÜ'L-MÜLK,tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte.

Sen her şeyin tek sahibim,

İçimde bir uçurumken hayat,

Üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım

EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda,

Sen aciz kullarını unutmayan, hep gözetenim, 

Yardım et bu kuluna,

Savruluyorum, nereye gitsem bilmiyorum, 

Bir dağa bakıyorum bir mahlukata..!

Hepsi rükûda, hepsi kıyamda..!

Çiçekler, otlar, toprak secdede..!

En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette...!

YA HÂLIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta...!

Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF

Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS

Ey adalet sahibi EL-ADL

Ey büyüklük sahibi EL-AZİM

Ey merhamet sahibi ER-RAHMAN

Nereye baksam, nereye dönsem sen tecelli ettin,

Bir tek insanlıkta göremedim huşu ile yakarış,

Her şey Sen'de yaşarken; insanlık nefsinde ölmüş

Her yer Sen'de iken, insanlık her yerde viran olmuş,

Bu viran şehirde, divane dünyada yalnız bırakma bizi

UTANIYORUZ RAHMETİ GENİŞ 'im (c.c.)...!!!

Bizi bize bırakma (c.c.)...!!!

'ben beni bıraktığım zaman, Sen (c.c.) beni bırakma'

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (11) Yorum yaz!

HAYIRLI CUMALAR

26/6/2008 · Kategori: siir



İŞTE BÖYLEDİR BAZEN


rüyaları esrik eden; 

bu talan sonrasi kül kokusu, 

kimden kaldı geriye; 

buğulanırken gökyüzü, bilmem ki kaçıncı mevsimde 

düştü bardağıma, 

bu söndüren, ama öldürmeyen 

sirkat... 

 

hayat sızısı cenneti yürütür annenin ayaklarına, 

bir şeye benzemez yanında yüzüm, 

diyarına uğramaz 

sonsuza uzayan sancıdır hüznüm, 

ölüm telaşı sarar da masmavi ufukları, 

okyanusu söyleten, kara topraktır 

firkat.. 

 

uzak yol denizlere biner şimdi gemilerim, 

giden gelmesin diye bunca beklediğim; 

mağrur bir adaya uğrar da bende şiir, 

dört yanı kaybolmuş bir adam gelir, 

yıldızlar indiğinde avuçlarıma, 

kimselere denmeyen, özlenendir; 

hilkat.. 

 

bir gün olur, her gün özlediğim ölüm, 

yaralarına sürülür bu gizli kör düğümün, 

bulutlarını seyre dalar da şehrimin, 

muştusunu önce sana getirdiğimde öldüğümün, 

durdukça gönülde közlenendir; 

vuslat.. 

 

dumandan görünmez olur dağlarin tepeleri, 

bazı olur arşa değdiririm ellerimi, 

sığ sulara iner de gözlerim kimi zaman, 

bir katrede kaybolur mekan, 

alevden oklarına saldığında gözlerimi, 

cemalini gösteren, özletendir 

mir'at..

 

yandığımda ölüme, 

akılda sakil bir sualdir 

gönlüme dolanır geçemediğim köprüler, 

yine de her tepenin ardina sürükleyen merak, 

aradığın bir ötededir derler.. 

ama hiç bitmeyen seferidir insanin, 

sonsuza bakarken şairi söyletendir 

sır/at 

 

yetimlik taht kurar ya dünyanın uğultusunda, 

zamanı olmayan masalları gösterir saat, 

kimi sabaha vurur kanepemin uykusunda, 

isim bulunmaz yürüdüğün yerler için, 

ki aslinda bu sokakların kuytusunda, 

melalin fırçasıyla, 

gözyaşı renginde beklenendir 

şefkat 

 

Kimlerin aynasında eskiyen elbiseler, 

Yalındır ayak, yalandır aydınlığı içimin, 

Bayramlığımla elini öpmek isterim, 

Sen gelme üzerin kirlidir derler.. 

Gözyaşına benzer, bu demde içilendir 

Üryan düşmüşken baharı tutan eller, 

Bin bir elemle ömre biçilendir 

hil'at 

 
sende yer ile yeksan, dört yani mamur, 

bahar muştusuyla giden, 

fersiz rüyalara kalk diyen bir sadadır 

ardında yetim bir orduya hayat veren, 

bir daha görülmeyen rüyadir, 

murad 

 

kaç el vurulmalı daha gönül, 

ömür kaça bölünmelidir 

duymak için hırkanın kokusunu 

iyisi mi daha görmesin diye 

gözlerimin koyusunu, 

vehminde kaybolan firari bir gölgedir 

kim nereden devşirsin elifi heyhât 

ve işte böyledir, böyledir bazen 

gece perdesini indirince yeryüzüne 

ölümü özletendir 

hayat 

 

Mehmet Zübeyir KOÇULU

Mayıs 2008 Dimaşk 

Kalıcı Bağlantı Yorum (8) Yorum yaz!

21/5/2008 · Kategori: siir

 

MARTI YÜZLÜ

Deniz kıyısında bir martıyla konuşurken görüyormuş dostlarım beni sürekli,
Bir kaptanım çünkü, kağıt gemilerden emekli

Gülemedim ki hiç hasta yatağının başında
Haberi bu yüzden yoktur annemin sol yanağımdaki gamzeden

Komidinin stündeki ilaçların sayıları arttıkça
Kutularından yaptığım gökdelenin uzamasına seviniyorum
Ve bilmezdim
Annemin yaşantısındaki renkliliğin
Yalnızca raflara dizili kavanozların içindeki reçeller olduğunu

Bilerek mi yanına almadın giderken
Başının yastıkta bıraktığı çukuru
Güveniyordum oysa ben sevgimize
Vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar

Beni senin gibi bir de annem terketmişti
Ki göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukur
Sıralanmış saksılar vardı limana bakan penceremizin önünde
Ve çiçekler arkasında ekmek kırıntıları serpen martı yüzlü bir anne

Terasta toplanan kadınlar limandaki beyaz geminin ışıkları yanınca
Dedikodusunu yapmayı unuturlardı
Tam o saatte sokaktan geçen yazlık sinemadaki biletçi kızın
Annesinin dizlerinin dibinden hiç ayrılmayan uslu bir çocuk gibidir
Limandaki deniz
Ama sokağa çıkıp dalga olmak geçer yüreğinden

Hiç bir bardakta dudak payı bırakmadınız bana
Bir kaşık sesini bile çok gördünüz şekersiz içerek çaylarınızı
İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine
Kendi başıma zor sığıyorum bugün
Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?

Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim
Ne de iyileştirebildim bir yaramı
Ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna
Bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna

Büyüklerle ben yapamıyorum
Çocuklar da almıyor beni oyunlarına
Devlet dairesinde yangından kurtarılmayacak sıkışmış bir çekmece gibiyim
Açılamıyorum sana

Kardeşiyle sokaklarda hep bir örnek giydirilen
Sen nasıl sevmezsin eşitliği
Yürürken düşen çoraplarınıaynı hizaya getirmek için
Annen değilmiydi önünde diz çöken

Yol kenarlarındaki yağmur mazgallarını kumbara sanıp
Harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım…

 

                                                                  Sunay Akın

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

O OLMAZSA YAŞAYAMAM

27/3/2008 · Kategori: siir

 

O olmazsa yaşayamam
O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

Can YÜCEL

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::



Oyunlar Kanzuk Toplist PageRank
asu78